2-Cahit_Zarifolu

Edebiyatımızın ve şiirimizin seçkin isimlerinden, "Yedi Güzel Adam"dan biri olan Cahit Zarifoğlu, bu akşam Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde yâd edilecek. Toplantı, saat 18.30'da başlayacak. Günümüz şair ve yazarlarından Nurettin Durman, Cahit Zarifoğlu'nun hayatını, şiirlerini, düşüncelerini ve ideallerini anlatacak. Üsküdar Belediyesi'nin "Üsküdar'ın Ebedî Sâkinleri" programı çerçevesinde gerçekleşecek olan programı, edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım takdim edecek. Nurettin Durman konuşmasını tamamladıktan sonra dinleyicilerin sorularına cevap verecek. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyenlerin www.uskudar.bel.tr veya www.sanatalemi.net sitesini ziyaret etmeleri gerekiyor.

Bablide_Hayat_-kapak-

Mehmet Nuri Yardım

Gazetecilik zor zanaat. Sabır ister, gayret ister, ilim ve irfan ister. Hakkaniyet üzerine hareket etmeyen bir insan, gazetecilik mesleğini tehlikeli bir silaha dönüştürebilir. Bu konuda geçmişten günümüze Türk basınını etraflı bir şekilde incelediğimizde iyi ve kötü örneklere şahit oluyoruz. Gazeteciliğin kahrını, çilesini en çok kimler çeker bilir misiniz? Aslında 'mutfak' dediğimiz yazıişlerinde çalışanlar. Onlar muhabirlerin getirdiği haberleri, ellerine ulaşan yazıları objektif bir şekilde gazeteye yansıtmak zorundadırlar. Gazetenin vitrini olan birinci sayfasını en çarpıcı ve güzel şekilde hazırlamak mecburiyetindedirler. İşte bu isimsiz kahramanlardan biri de usta gazeteci yazar Ünal Sakman. Gazeteciliğin en alt kademelerinden en üst mertebesine, yani genel yayın yönetmenliğine kadar hemen hemen her bölümünde çalışan Ünal Sakman, Tercüman'da yayımlanan yazılarını kitaplaştırdı. Akış Yayınları'ndan "Bâbıâli Hâtıraları" adıyla okuyucuya ulaşan kitapta basınımızın bilinmeyen bir çok hususu günışığına çıkıyor. Yaşanmış acı-tatlı hâtıralar, gazeteciliğin püf noktaları, bilinmeyen sırlar, dudak uçuklatan anekdotlar, yakası açılmadık nükteler hepsi bu kitapta yer buluyor. Basın dünyasının isimsiz kahramanları, emekçileri, usta yazarların birbirleriyle münasebetleri ile patron-çalışan ilişkileri meraka değer konular olarak okuyucu tarafından dikkatle okunuyor. Kitabı sayfa sayfa okuyanlar, bilinmeyen bir çok hususun günışığına çıktığını görürken, Ünal Sakman ile birlikte renkli, zevkli ve değerli bir yolculuğa çıkıyorlar. Değerli gazeteci yazar ve bir İstanbul beyefendisi olan Ünal Sakman ile kitabı, gazeteciliği ve hâtıralarını konuştuk. Bu konuşmanın basın tarihimize katkı sağlaması ve genç gazetecilere faydalı olması en büyük dileğimdir.

siirt_kitap_fuar_etkinlik_takvimi-2

Siirt Valisi Mustafa Tutulmaz, tüm vatandaşları Kitap Fuarına davet etti. 2. Siirt Kitap Fuarının hazırlıklarına devam ettiklerini belirten Vali Tutulmaz, 31 Mart-5 Nisan 2015 tarihinde gerçekleşecek fuara, 16 yazar ve 80 yayınevinin katılacağını bildirdi. Geçmişte birçok medeniyete ev sahibi yapan Siirt'in çok zengin bir kültüre sahip olduğunu belirten Vali Mustafa Tutulmaz, düzenlenecek kitap fuarının geçmişten-geleceğe bir köprü oluşturacağını kaydederek, "Siirt Kitap Fuarı'nın bu yıl ikincisini düzenliyoruz. Geçen yıl 'Bir Kitaptır Siirt, Üç Dilde Yazılan' sloganıyla başladığımız kitap fuarı, bu yıl 'Geleceği Kitapla Kurmak' sloganıyla ikinci kez yayıncılara, yazarlara ve siz değerli kitapseverlere kapılarını açıyor. Okumak ve okutmak gayesiyle bir araya geleceğimiz Siirt Kitap Fuarı'nda 80 yayınevini ve ülkemizin değerli 16 yazarını konuk ediyoruz. Amacımız herkesi okumaya teşvik etmek, okumayı sevdirmek, geleceğimizi kitapla kurma bilincini oluşturmaktır. Pek çok değerli yazarın söyleşiler ve imza günleri düzenleyeceği fuarımız geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirdiğimiz okuma ve eğitim projelerinin hem bir meyvesi, hem de bir adım ötesidir. Gayemiz, bu fuarın Siirt'in kültürel hayatının vazgeçilmez bir etkinliği haline gelmesi ve her yıl daha da büyüyerek gelenekselleşmesidir. İlim ve irfan yurdu Siirt'te gerçekleşecek kitap fuarımızın, çocuklarımıza, gençlerimize ve herkese yeni ufuklar açmasını diliyor, tüm halkımızı Siirt Kitap Fuarı'na davet ediyorum." dedi.

2-nal_sakman_afii

Gazeteci yazar Ünal Sakman, Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)'nin düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri'nde basın hâtıralarını anlatacak. Takdimini gazeteci yazar Mehmet Nuri Yardım'ın yapacağı sohbet toplantısı, Timaş Kitapkahve'de 26 Mart Perşembe günü saat 18.00'de başlayacak. Sakman, basın dünyasından bir çok ismin katılmasının beklendiği toplantıda, görev yaptığı gazetelerde yaşadığı ilgi çekici hâtıraları anlatacak ve basınımızın dünü ile bugününü mukayese edecek. Akıl Fikir Yayınları'ndan Bâbıâli Hâtıraları isimli eseri yayımlanan Ünal Sakman, genç gazetecilere de bazı tavsiyelerde bulunacak, yaşadıklarından kesitler sunacak. Tecrübelerini dinleyicilerle paylaşacak olan Ünal Sakman, konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularına cevap verecek. Sohbet toplantısı, Alayköşkü Caddesi, No. 5 Cağaloğlu adresinde gerçekleşecek. Programla ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyenler, 0 212 5112323-5112324 numaralı telefonları arayabilecek, sanatalemi.net, medeniyetimiz.com veya bizimsemaver.com sitelerini ziyarete edebilecek.

ayse_tutuncuAyşe Tütüncü, Fırat Kızıltuğ,Derya Türkkan, Fikret Bertuğ,İncila Bertuğ'un programından bir kare

FIRAT KIZILTUĞ

F.K.- Ayşe, kaynaklarda sadece faaliyetlerinin detaylı öyküsü var. Ben okuyucular adına soruyorum. Ailen ve çevrendeki ne gibi etkilerle müziğe başladın?

A.T.- Benim annem de, babam da müzik sevgisi çok olan insanlardı.Babamın kulağı çok kuvvetliydi. Söylediği şarkıları pırıl pırıl düzgün bir şekilde söylerdi. Belki öyle engin bir şarkı listesi yoktu ama söylediği üç beş şeyi hep güzel güzel söylerdi. Annem ise kendi kuşağında, bence çok özel bir kişidir. Çünkü Bursa'da otururlarken, kendi  gençliğinde oradaki Halkevine giderek piyano çalmak için her Pazar sıra bekleyip, ondan sonra kendi kendine hani o metodumuz vardır ya en baştaki Beyer, hızla zorlaşır hani, onu kendi başına bitirmiş,nota okumayı kendi başına öğrenmiş, dolayısıyla benim ilk yıllarımda, sorularıma bir cevap alabiliyordum. Bir de bizi mızıkayla uyuturdu annem.Bence çok önemli bir şey, yıllarca küçükken güzel çalınmış bir mızıka eşliğinde uyumak. Dolayısıyla bütün bu müzik sevgisi, müziğe özendirme annemle başlar. Tabii kendisi çok müzik yapsın istemiş ama olmamış,sonunda mühendis olmuş. Daha sonra da Güzel Sanatlar'da sulu boya, özgün baskı, seramik, tahta boyama çalıştı, evi yıllardır bütün yaptıklarıyla doludur. Ben o zamanlar beş yaşındayken bir gün bana dedi ki, "Ayşe, karşımızdaki büyük okulda bir kurs var. Orada bir sürü çocuk müzik çalışıyor, seninle bir gidip bakalım mı?" O kadar tabii bir şekilde sordu ki, ben de "-olur tabii" dedim. Gittik, o kursta mandolin, gitar, keman, akordiyon, flüt her şey çalınıyordu. İşte hocam, orada size rastladık. O gün ben gitar çalmaya karar verdim. Bu çok önemli bir şey, meselâ bir takım insanlarla tanışıyorum. "Âh ben de müzik çalışacaktım ama, hocam beni soğuttu" sözünü çok duyuyorum. Ve bu çok önemli bir şey, küçücük bir çocuk niye soğusun ki değil mi? Öğretmen bir çocuğu hakikaten ya soğutur, ya da bağlar. Ben o konuda çok şanslıyım.

nidayi-sevim-medeniyet-soylesileri

Nidayi Sevim, Dünyabizim ailesinin de yakından tanıdığı bir araştırmacı, yazar. Düşünce ve sanat dünyamızın önemli isimleriyle yaptığı röportajları, kadim medeniyetimizle ilgili yazıları dikkatle takip ediliyor. Derin bir hassasiyet ve sorumluluk duygusuyla medeniyetimizin gözden kaçan ayrıntıları üzerinde çalışıyor. Mezar taşları, sadaka taşları, kuş evleri... Her gün yanından geçtiğimiz ama dönüp bakmayı düşünmediğimiz incelikler... Nidayi Bey bu inceliklerin izini sürüyor. Dikkatlerimizi aynı zamanda yitip giden medeniyetimizin bu inceliklerine çekiyor.

555927_166111170251883_882581462_n

İslâm ÖZDEMİR

Defalarca anlatılmış olsa da sözlerin,defalarca yazılmış olsa da kelimelerin önemini,kıymetini ve de büyüklüğünü ifade etmekte aciz kaldığı hadiseler vardır.Bunun sebebi ise mezkur hadisenin umumun gönül dünyasında sahip olduğu büyük mevkidir.Çanakkale'de bizim için böyledir.Artık 100 yaşında olan bu emsalsiz zafer,hakkında bugüne kadar söylenmiş ve de söylenecek,yazılmış ve de yazılacak olan her şeyi aciz bırakacak büyüklüğe,öneme ve kıymete sahiptir.O,yüzyıllardır mağlubiyetten başka hiç bir şey tatmayan,giriştiği her varlık mücadelesinde bir parçasını düşmana terk etmek zorunda kalmış bir milletin makus talihinin değiştiği hadisedir.Ölümüne hükmedilen ve mirası kağıt üzerinde taksim edilen bu millet Çanakkale'de küllerinden yeniden doğmuş ve hayatına kasteden düşmanlarını tarihin en ağır yenilgilerinden birine uğratmıştır.