4-Hseyin_Movit

Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

ESKADER'in düzenledği Bâbıâli Sohbetleri'nde konuşan dil uzmanı eleştirmen yazar Hüseyin Movit, "Türkçeyi aslından uzaklaştıranlarla sonuna kadar mücadele etmek zorundayız. Dilimizi korumak için başka çaremiz yok." dedi.

 

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği'nin (ESKADER) her perşembe Timaş Kitap Kahve'de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri'nde bu hafta günümüz Türkçesi konuşuldu. Hüseyin Movit'in konuşmacı olduğu program, dinleyenleri zaman zaman güldüren keyifli bir havada geçti. Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu Kurucu Başkanı, eleştirmen yazar Hüseyin Movit "Medya ve Türkçe" başlığı altında bir konuşma yaparak, hatalı söylem ve yazılışların giderek yaygınlaştığına dikkat çekti ve kelimelerin kendi anlamları dışında kullanıldığını, Türkçede mevcut birçok kelimenin yerine İngilizce kelimeleri kullanmanın dilimizi ve dolayısıyla kültürümüzü özünden uzaklaştırdığını vurguladı. Toplantıda takdimi gazeteci yazar ve dil uzmanı Recep Arslan yönetti.

TÜRKÇENİN ZAPTİYE NÂZIRI

Açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, dil konusunun önemine vurgu yaparak bir toplumun dili olmaması halinde hiçbir şeye sahip olamayacağını belirtti. Hüseyin Movit'in bir dil gönüllüsü ve âdeta Türk dilinin bugünkü zaptiye nazırı olduğunu kaydeden Yardım, Hüseyin Movit'in medya organlarını takip ederek binlerce hatayı tespit ettiğini ve buna sebep olanları tek tek uyardığını, bu konuda benzersiz bir çaba gösterdiğini ifade etti. Başta Mehmed Âkif Ersoy olmak üzere bir çok kültür sanat adamının dil konusuna gereken önemi verdiğini de sözlerine ekleyen Yardım, "Hüseyin Bey, kaleme aldığı makaleler, yazdığı eserler ve verdiği derslerle bugün Türkçeye en çok hizmet eden bir emekçidir. O âdeta Türçenin karasevdalısı, iflah olmaz bir âşığıdır. Günde 24 saat çalışan, dilimizin doğru konuşulması için ömrünü harcayan bir âbide kişidir." dedi. Yardım son olarak medyada dilin bozulmasının, gazetelerden tashih servislerinin kaldırılmasının sebep olduğunu sözlerine ekledi.

Takdimi gerçekleştiren Recep Arslan, bugün Türk dilinde büyük sıkıntılar yaşandığını ve spikerlik ve diksiyon kurslarında öğretilen yanlış Türkçenin dildeki hataların taşıyıcılığını yaptığını vurgulayarak "Hüseyin Movit uygulamada yapılan hataları düzeltmeye çalışan bir üstadımızdır." diye konuştu.

SADE VATANDAŞ UYARILARI DİKKATE ALIYOR

Yayıncılık alanında birçok görev aldığını anlatarak sözlerine başlayan Hüseyin Movit, Türkiye'de yanlış kullanılan kavram ve kelimelere ilişkin uyarılar yaparak Anadolu'da yanlış yazılmış tabeâlar konusundaki ikazlarının neticesinde yaşadığı ilginç olayları aktardı. "Sade vatandaş bu uyarılara dikkat ediyor ve doğrusunu uygulayarak hayata geçiriyor. Ama medyada sürekli olarak yanlış söylenenler üzerine biz de sürekli uyarılar yaptığımız halde bunların düzeltilmesi için hiçbir çalışma yapılmıyor." diyen Movit, "ısı" ile "sıcaklık", "depremin büyüklüğü" ile "depremin şiddeti", "il" ile "şehir" gibi birbirinin yerine ve çoğu zaman yanlış kullanılan kelimelerle ilgili spikerleri uyardığını ancak bir sonuç alamadığını kaydetti. Kelimelerle ilgili en çok yapılan hataları örnekleri ile dinleyicilere anlatan Hüseyin Movit, sözlerini şöyle sürdürdü:

"DİLİMİZİ SAVUNALIM!"

"Bir 'varoş' kelimesi geldi dilimize oturdu. Onun yerine eskiden 'şehre küstü' kelimesini kullanırdık. Ne güzel bir ifadeydi. Bunun gibi birçok kelimemiz unutuldu. Teknolojik isimler İngilizce olarak dilimize yerleşmiş ise elbette o kelimeler artık bizim olmuştur. Ancak henüz yaygınlaşmadan Türkçe bir kelime ile yaygınlaştırılırsa elbette bu daha isabetli olur. Örneğin, 'faks' kelimesi bu kadar gündelik hayata girdikten sonra ona 'belgegeçer' demek anlamlı ve kullanışlı değildir. Bazı kişiler kendi isimlerinin anlamını bilmiyor ve yanlış telaffuz ediyorlar. Konuşmalarda ve hitabette büyük hatalar yapılıyor. Kelimeler yanlış telaffuz ediliyor. Bir de Türkçesi olan kelimeler yerine havalı olsun diye İngilizce kelimeler kullananlar var. Basında böyle kullanılan 1.400 kelime tespit ettim. Bu gerçekten çok fazla. Bu tür yaklaşımlarla sonuna kadar mücadele etmek zorundayız. Başka çaremiz yok."

DİL VE KÜLTÜR BİRBİRİNİ TAMAMLAR

Mustafa Nafiz Irmak, Ercüment Ekrem Talu, Şiar Yalçın, Rauf Ulukurt, Refi Cevat Ulunay, Metin Erksan'ın Türkçesinin gelişmesinde kendisine yol gösterdiğini ve öğretici olduğunu vurgulayan Hüseyin Movit, "Vatanımın bana öğrettiklerini öğretmekle yükümlüyüm. Vatanıma olan borcumu ödüyorum." dedi ve sözlerine devam etti:

"Eski futbolcular futbol yorumcuları oldular. Türkçeyi sonradan kısa zamanda öğrenmiş yabancılardan bazıları, onlardan daha iyi Türkçe konuşuyor. Yasemin ismini Batı'ya özenerek 'Yasmin' diye nüfusa kaydediyorlar. Nüfus memurlarımızın bu ismi kaydetmemeleri gerekir. Maalesef yazıyorlar. Uzun bir zaman 've' kelimesi Arapçadan geldiği için hor görüldü. Ama şimdi bakın onun yerine '&' işareti kullanılıyor ki bu işaretin Türkçe ile alakası yoktur. Dil ırkçılığı kabul edilemez. İngilizceye Arapçadan 6 bin kelime geçmiştir. Dilimizde var olan ve yeri doldurulmayan birçok yabancı kaynaklı kelime mevcuttur. Bunların yerine özenti yabancı kelimelerin yerleşmesini kabul etmemeliyiz. Bizim tepki gösterdiğimiz konu budur. Dil ve kültür birbirini tamamlayan öğelerdir. Milletin varlığı devletle, devletin varlığı dil ve kültürle olur. Bu dil hepimizin. Dile gerekli önemi vermezsek başka kültürlerin etkisi altına girmiş oluruz."

Oldukça neşeli geçen toplantı, dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla zenginleşti. Program hâtıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.

6-Hseyin_Movit