ramazan_minder1

 

49. Kütüphaneler Haftası nedeni ile ESKADER'in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri'nde konuşan İ. B. B. Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ramazan Minder, "Ne kadar bilgi kaynağına sahipseniz o kadar gelişmiş sayılırsınız." dedi.

Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)'nin Timaş Kitapkahve'de her hafta Perşembe günü gerçekleştirdiği Bâbıâli Sohbetleri, bu hafta 49. Kütüphaneler Haftası da olması sebebiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ramazan Minder'i ağırladı.

Kütüphanelerin ve okuma kültürünün irdelendiği program, dinleyicilerin de katılımı ile son derece verimli geçti. "Kütüphanelerimizin Problemleri var mı?" başlığı altında gerçekleşen toplantıyı ESKADER yönetiminden gazeteci Hüseyin Sarıkoç idare etti. İ.B.B.'nin küphanecilik alanındaki çalışmalarını, katkılarını, yeni projelerini ve hedeflerini bir bir aktaran Ramazan Minder, okuyan kitlenin artışını müjdelerken yeniliklerle birlikte kütüphanelerin çoğalmasının bir gelişim belirtisi olduğunu kaydetti. Dinleyiciler arasında bulunan hattat ve ebruzen Fuat Başar ise fikirleriyle sohbete katkıda bulundu.

MABETLERDEN SONRA EN MÜHİM YER KÜTÜPHANE

Programın açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, mabetlerden sonra en kıymetli mekânların kütüphaneler olduğunu söyleyerek "Daha küçük yaşlardan itibaren kütüphanelerde geçirdiğimiz zamanlar ve alıp okuduğumuz kitaplar olmasaydı burada olamazdık. Kütüphaneler Haftası'nın da içinde bulunduğumuz düşünülürse kütüphanelerimizin son durumunu ele almak önemli." dedi. ESKADER bünyesinde yayım yapacak olan "Bizim Semaver" adlı genç kalemleri bir araya getiren kültür sanat sitesinden de bahseden Yardım, sitenin genç cevherlerin yazı dünyasına kazandırmayı amaçladığını dile getirdi.

Ardından sözü alan Hüseyin Sarıkoç, dünyada yer edinme gayretinin en temel disiplinlerinden birinin bilgi olduğuna dikkati çekerken, bilgiye erişmenin de dünümüzü bugüne, bugünümüzü yarına taşıyan yerler olan kütüphaneler vasıtasıyla gerçekleşebileceğini söyledi. Basılan ve okunan kitap sayısı bakımından hâlâ gerilerden geldiğimizi ve bunu değiştirmenin kültür altyapımıza destek veren müze ve kütüphanelerin çoğaltılması ve geliştirilmesi ile mümkün olacağını dile getiren Sarıkoç, yurtdışı gezilerinde en çok Azerbaycan'ın kitap sevgisinden etkilendiğini kaydetti. Kitaba talebin hayal edemeyeceğimiz düzeyde olduğu Azerbaycan'da bu duruma şaşırdığını anlatarak "Kütüphane bizim gelecek nesle bıraktığımız en önemli unsurlardan biridir." dedi.

TEKKELERİN VE MEDRESELERİN ARŞİVİ ATATÜRK

KİTAPLIĞI'NDA...

Ramazan Minder konuşmasının başında İ.B.B. Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü olarak gerçekleştirdikleri etkinliklerden bahsederek Atatürk Kitaplığı başta olmak üzere sorumlulukları altında bulunan 16 kütüphane ve 5 mobil kütüphanenin muhtevası konusunda detaylı istatistikler aktardı. Atatürk Kitaplığının toplam 21 kütüphane için en özel mekân olduğunu kaydeden Minder, bu ayrıcalıkla ilgili şu bilgileri paylaştı:

"1924 yılından bu yana İ.B.B. kütüphane konusunda çalışmalar yapıyor. Atatürk Kitaplığı ise başlangıçta İstanbul'daki tekke ve medreselerin kapatılması ile arşivlerinin bir araya getirilmesi konusunda önemli rol üstlenmiş. Onu farklı kılan bir başka yönü mimarisidir. Kütüphanenin büyük kısmı yerin altındaki katlarda olacak şekilde tasarlanmıştır. Matbu ve yazma olarak Osmanlı Türkçesi'nde çok sayıda eser bulunuyor. Özel koleksiyonerlerimizin eşsiz kitapları ile bu arşiv büyük ölçüde desteklenmiştir. Özellikle harita koleksiyonu ile Atatürk Kitaplığı'nın arşivi Türkiye'de tektir. Oldukça geniş bir evrak koleksiyonu da mevcut. Muhsin Ertuğrul, Muallim Cevdet, Fatma Aliye, Pertevniyal Valide Sultan gibi çok önemli isimlerin evrak koleksiyonları arşivimizde. Bu kütüphane koleksiyonlar üzerine kurulu. En önemlileri, Muallim Cevdet, Osman Nuri Ergin ve Prof. Dr. Süheyl Ünver. İstanbul'un muhtelif yerlerindeki kütüphanelerimize bu üç şahsın adını verdik. Diğer önemli koleksiyonlar, Muhsin Ertuğrul, Kemal Salih Sel ve 100'ü aşkın bağışçının katkıları..."

MEHMET ÂKİF YAZILARI BİR TIK ÖTEDE...

Teknolojinin ilerlemesi ile e-kütüphane çağını yaşadığımız şu günlerde bu alandaki çalışmalarını hızlandırdıklarını kaydeden Ramazan Minder, Sebilü'l Reşât ile Sırat-ı Müstakim dergilerinin taranarak internet ortamına aktarılmasına büyük öncelik ve önem verdiklerini kaydederken, Mehmet Âkif'in yazılarına da arama motoru yardımıyla ulaşarak pdf formatında okuyucuların arşivlerine kazandırabilecekleri müjdesini verdi ve "Atatürk Kitaplığı'nda bu yıl içinde, Osmanlı Türkçesi eserlerden 23.848 matbu ve yaklaşık 20 bin yazma kitap, süreli yayınlar ve evrak koleksiyonları internet ortamında okuyucuya sunulacak. Kartpostal ve harita koleksiyonumuza halihazırda internetten ulaşılabiliyor." dedi.

21 kütüphanenin tamamında 550 binin üzerinde eser bulunduğunu ve 2012 senesinde 750 bin ziyaretçi ile buluştuğunu anlatan Ramazan Minder, eserlerin türlerine göre sayıları konusunda detaylı bilgiler aktardı. Osmanlı coğrafyasından günümüze kalan 500 bin civarındaki eser sayısının Avrupa kütüphanelerindeki arşivlerle karşılaştırıldığında çok az olduğunu kaydeden Minder, bu farkı kapatmanın mümkün olmadığını belirtti. Kitap bağışı ile ilgili işlemler konusuna da açıklık getiren Ramazan Minder, "Kitaplarını bağışlamak isteyenler müdürlüğümüze başvurduklarında evlerinden nakliye aracı ile kitaplarını aldırtıyor, tasnif ediyor ve Anadolu'nun muhtelif kütüphanelerden gelen taleplere göre koleksiyonlar hazırlayıp gönderiyoruz. Ayrıca okuyucunun talepleri doğrultusunda elimizde olmayan eserleri tespit ederek koleksiyonerlerden, sahaflardan her türden nadir eseri Atatürk Kitaplığı'na kazandırıyoruz 4-5 yıldan bu yana. İhale yoluyla satın aldığımız eserlerin sayısı 19.170'e ulaştı. Kötü durumda olanlar, kurum içinde restore ediliyor. Yine kurum içinde kendi projelerimizden yayınlarımız mevcut." dedi.

"KENT KÜTÜPHANESİ KURULMALI"

İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi'nin yönetiminde olan 4 müzeyi de anlatan Ramazan Minder, tek tek müzelerden ve tarihçelerinden bahsetti. Topkapı'daki belediye tesislerinin bulunduğu noktaya bir kent müzesi yapılacağını haber veren Minder, "Atatürk Kitaplığı'nda 500'e yakın tasavvuf objesi var. İstanbul'un sosyal hayatında tekke kültürünün önemli bir yeri var. Bu nedenle bir tasavvuf müzesi düşüncemiz de mevcut. En kısa zamanda hayata geçirmeyi planlıyoruz." dedi. İstanbul'un çok büyük bir şehir olması nedeni ile ilçelerinin dahi Anadolu'nun çoğu şehrinden büyük olduğuna dikkat çeken Minder, her ilçeye bir kütüphane kazandırmak istediklerini, ideal okuyucu sayısına ulaşmak için her mahallede bile bir kütüphane kurulabileceğini ifade etti.

"Bu kentin büyük bir kütüphanesi yok ne yazık ki. En geniş arşivi olan Milli Kütüphane'de bir milyon civarında kitap varken Avrupa'da bu sayıların 20 milyona dek ulaştığını biliyoruz. Ne kadar bilgi kaynağına sahipseniz o kadar gelişmiş sayılırsınız. İstanbul'da bir kent kütüphanesi oluşturmalı. Atatürk Kitaplığı özel bir kütüphaneye, Beyazıt Kütüphanesi de süreli yayınlar kütüphanesine dönüştürülmeli." diyen Ramazan Minder, bu konuda girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Açtıkları bütün kütüphanelerin okuyucuna ulaştığını söyleyen Minder, kütüphanelerimizin yetersiz kaldığını, kütüphane sayısı arttıkça okuyucunun da artacağını ifade etti. Kütüphaneye gelen ve kitap okuma alışkanlığı olmayanların potansiyel okuyucu olduklarına dikkat çeken Ramazan Minder, bu kitlenin okur olarak kazandırılması gerektiğini, kütüphanenin yaygın eğitim aracı olduğunu söyledi.

"İSTANBUL'A KUR'ÂN MÜZESİ YAKIŞIR"

Her geçen yıl kütüphanelerin ziyaretçi sayılarında bir artış gözlemlediklerini kaydeden Ramazan Minder, daha çok genç kitlenin kütüphanelerden faydalandıklarını, insanların talepleri arttıkça kamunun buna katkı sağlamak konusunda girişimlerinin de arttığını, kamu alanındaki yöneticilerin kütüphane fikrine çok sıcak baktıklarını belirtti. Dinleyiciler arasında bulunan İsmail Bilgin Yazar-Kütüphane buluşması konusunda çalışmalar yaptıklarını ve her ay bir yazarı bir kütüphanede ağırlamak istediklerini belirterek kütüphanelerin de böylece daha cazip hale geleceğini söyledi.

Hattat ve ebruzen Fuat Başar uzun zamandır hayalini kurduğu bir projeyi dile getirerek İstanbul'a bir Kur'ân müzesi yapılması teklifinde bulundu ve Kur'ân'ın yazıldığı merkez olan İstanbul'a böyle bir müzenin çok yakışacağını belirtti. Kütüphanelerdeki Osmanlı Türkçesi ile yazılmış kitapların anlaşılması için acilen Osmanlı Türkçesi kursları konusunda organize olunması ve bu kursların kütüphanelerle ilişkilendirilmesi gerektiğini belirten Başar, "Dedemizin mezar taşını okuyamamaktan utanç duymamız gerekiyor. Bunu aşmamız lazım" dedi. Toplantı, çekilen hâtıra fotoğrafları ile son buldu.

ramazan_minder2