vali

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu; "Biz sabahçı kahveleri fazla olan bir toplumuz ama sabahlara kadar açık kalacak kütüphaneleri hep özlüyoruz" dedi.

İstanbul Valiliği himayesinde, Türk Kütüphaneciler Derneği'nce Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen 48. Kütüphane Haftası etkinliklerinin açılış töreninde konuşan Mutlu, kütüphanelerin özel alanlar olduğunu ve buna benzer alanlarla ilgili haftaların özenli bir şekilde kutlanması gerektiğini söyledi. Öğrencilik yıllarında zamanının büyük bir bölümünü kütüphanelerde araştırma yaparak

 

geçirdiğini dile getiren Mutlu, okul yıllarında kütüphanedeki hayatının dolu dolu geçtiğini kaydetti. Üniversite hayatında Milli Kütüphane'de geçirdiği zamanları unutamadığını ifade eden Mutlu; "Gönlüm kütüphanelerin hem sayılarının artması hem de kapılarının hiç kapanmamasından yana. Biz sabahçı kahveleri fazla olan bir toplumuz ama sabahlara kadar açık kalacak kütüphaneleri hep özlüyoruz" dedi. Mutlu, kütüphanelerin, toplumun huzur mekânlarından biri olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Kütüphanelerin kokusu, farklı ve güzeldir. Çiçeğin kokusu, baharın kokusu ve özlediğimiz vatanın kokusu gibi güzel kokularda bir tanesi de kütüphane kokusudur. Kütüphanelerin verdiği huzur ve orada duyulan koku hiçbir zaman teknolojideki yüksek gelişmeye rağmen değişmeyecek özelliklerdir. Bu bakımdan kütüphaneliğimizi yaygınlaştırmamız ve kültür şehri sayılan İstanbul'da sayılarını artırmamız gerekiyor" diye konuştu. Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur da, kitapların eğitim sisteminin göbeğinde olduğunu belirterek, Batı'nın kitabı zincirle boğduğu zamanlarda, İslam ve Doğu kültürünün onu medeniyetiyle yükselttiğini ifade etti. Kitaba değer veren medeniyetlerin ilerleme kaydederek dünyadaki yerini ön sıralara taşıdığını belirten Kandur, Türkiye'nin, kitap ve kütüphane bakımından dünya sıralamasında gerilerde olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hamza Kandur, bu konuda çalışma yapılması gerektiğini dile getirerek; "Çalışmalar, kütüphanelerin sosyal yapılarına uygun düzenlenmelidir. Çocuklar için düzenlenen bölüm, onları eğlendirecek şekilde organize edilmeli, kütüphanelerdeki kitaplar, kullanıcı ihtiyacına göre düzenlenmeli ve çalışan personel eğitimli olmalıdır" şeklinde konuştu. Kütüphanelerin toplumun ilerleme ve gelişiminde önemli bir mihenk taşı olduğunu vurgulayan Kandur, toplumdaki herkesin kütüphaneler için elini taşın altına sokması gerektiğini söyledi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Kültür Bakanı Prof. Dr. Talat Sait Halman da burada yaptığı konuşmada, Osmanlı Devleti'nin sınırları içerisinde çok geniş ve köklü kütüphaneler olduğunu ifade ederek, sınırların değişmesiyle Türkiye'de Efes ve Bergama gibi köklü kütüphanelerin kaldığını söyledi.

"Hiçbir duygu bir kitabın iki sayfası kadar yakın değildir" diyen Hamlan; "Kitaplar, ne olursa olsun hiçbir zaman ölmeyecektir. Kütüphaneler dünyanın en eski mesleklerinden birini icra ediyor. Bugün hem teknoloji kullanılıyor hem de kütüphaneler. Öngörüme göre ileride kütüphaneler müze olacaktır. Biz kitap bakımından zayıf bir ülkeyiz. Bir Japon'a yılda 25 kitap düşüyor" dedi. Türk Kütüphaneciler Derneği İstanbul Şube Başkanı Mehmet Manyas da, kütüphanelerin, bilginin hizmete sunulması ve yayılmasını sağlayan itici bir kurum olduğunu belirterek, kütüphaneler ve bilgi merkezlerinin, sahip oldukları kaynakları ve sundukları hizmetlerle insanları, kurumları ve toplumları değişime hazırladığını söyledi. Türkiye Kütüphaneciler Derneği'nce İzmir'in Seferihisar ilçesi Ürkmez beldesinde kurduğu kişisel araştırma kütüphanesiyle Tevfik Akşit'e Kütüphane Dostu ödülü verildi. Akşit ödülünü Manyas'ın elinden aldı. Konuşmaların ardından, "İstanbul'un sıra dışı okurları'nı anlatan bir kısa film gösterildi.

 

Milli Gazete / 28 Mart 2012