Osman_Aziz

Fırat Kızıltuğ

Osman Aziz, Bulgaristan Sofya'da 2002 yılında derleyip, kitaplaştırdığı, Rumeli Türküleri derlemesine bu adı vermiş. Kitabın fotokopisini, kıymetli sanatkâr dostumuz Kadriye Cesur bize ulaştırdı.

Kitabın 7. ve 190. sayfası, Rumeli türkülerine bağlı kaleme alınan yazılar, şiirler, resimlere ayrılmış. "İlk Konumuz Gönül" diyor Osman bey. Malûmunuz, "gönül" kavaramının Türkçe'den başka hiçbir dilde karşılığı yok. Eskilerin deyimiyle mücerret, taze Türkçe ile soyut kelimesi ile ifade edilen "gönül" oralarda elbet bulunmaz.

Bir resimden başka bir şey olmaya "ikona" karşısına geçip, istavroz çıkararak şefaat dileyen bir anlayış "gönül" kavramını nereden bilsin.İşte tartışmalara sebebolan, bir türlü çözülemeyen Türk Mûsikîsi,bu mücerret hasletinden dolayı, materyalist veya pozitivist kafalar tarafından idrak edilemez.

Osman Aziz, Karacaoğlan, Yunus Enre, Âşık Veysel, Aslı ile Kerem şiirleri ile sayfalarını "gönül" mücevherleri ile bezemiş.AŞKIN DİĞER ADI: SEVGİ dediği bölümunde ise iki kadın yazısı ve dostlukla ilgili bölüm var. Ama Ağıtlar bölümünde bir şiir var ki,paylaşmadan geçemeyeceğim.

KADRİYEM

Ana ben geldim mi ki, otuz yaşıma

Zalim ölüm ne tez geldi başıma,

Doymadım kuzularıma eşime,

...Kadriyem Kadriyem güzel Kadriyem

...Güzel gözlerini süzen Kadriyem

Kuzularım kalkmasınlar yanımdan,

Ayıramam sizi tatlı canımdan,

Kurtar doktor, kurtar beni ölümden;

...Kadriyem Kadriyem güzel Kadriyem,

...Gel otur yanıma yaslan Kadriyem.

Aman ölüm etme bana bu nazı,

Bu gençlikte kabul etmem mezarı,

Kuzularım ağlıyor zâri zâri,

...Kadriyem Kadriyem güzel Kadriem

...Gözümün içinde nemsin Kadriyem

Anacığım sen de otur yanıma,

Yedi yıl ağladın gayri ağlama,

Ağlasan da derman yok bu yarama,

...Kadriyem Kadriyem güzel Kadriyem

...Gel oturr dizime yaslan Kadriyem.

Ben bu gece gördüm zalim bir ferman,

Yazan yazmış anam yok buna derman

Ben miyim gül gibi sararıp solan

...Kadriyem Kadriyem güzel Kadriyem

...Güzel gözlerini süzen Kadriyem.

***

Osman Aziz, kitabının 30. sayfasında bir yeni bahis açıyor ki, Rumeli Türkülerinin yüzde doksanı, bu bahis içinde yer alır. "TUNA VE ARDA TÜRKÜLERİ. Bu medeleyle karşılaşıp, içi titremeyen Türk var mıdır? HASRET VATAN RUMELİ, her zaman yüreklerin acıyla "cızz.."ettiği, acı duyduğu, dört nesilin kanayan yürek yarasını tazelediği bir özlemdir. BİZ RUMELİDE TOPRAK DEĞİL VATAN KAYBETTİK.

Geçtiğimiz, nisan ayında Makedonya ve Kosova'da idim. Şar Dağlarından Üsküp'e Vardar, Prizrene Akdere akıyor. Ve yukarıda,Avrupayı dilimleye dilimleye Tuna Akıyor.

Hep söyler ve yazarım. Dünyada başka hiçbir suya, bu iki nehir için yazılan sayıda şiirler ve şarkılar bestelenmemiştir. TUNA ve ARAS. Tuna, Balkan dağlarının, Aras Kafkasların dolayısı ile Türkün yürek suyudur.

Osman Aziz Atatürk'ü de kitabına almış. Bu tabiî görülebilir, yalnız, Slavlaşmış eski bir Türk kavmi olan Bulgarların Türke karşı düşmanlığının boyutlarını düşününce, Osman Aziz'in davranışı kahramanlık seviyesi kazanıyor.

Ayrıca tanıyamadığımız pek çok Rumeli'li sanatkârımız tanıtılıyor.

Doğrusu bu kitabın burada yayınlanmasını arzu ederim. Çünkü bir makalede anlatmak kabil değil Kitabın sonunda 34 parçanın notaları yer alıyor. Notaların bir kısmı, çift porteli piyano adaptasyonu olarak kaydedilmiş. Tek sesle yazılanlar ise makam açıklamasından yoksun. Dostlarım şunu bilmelidir ki, bu türkülerin, makamları bilinmezse sağlıklı icra edilemez. Hele piyano ve klâvyeli âletlerle Türk Mûsikîsi asla yapılamaz. Nitekim bütün icralarda ve kayıtlarda söylenen ile, çalınan birbirini tutmamaktadır. Bu da bu kıymetli emeklerin geleceğe kalmasını zorlaştırır. Bu problem bütün Türk Dünyasının problemidir. Nota ile kayıt altınha almak endişesi harika bir davranış. Ama makam bilgisi ve davranışı ile.

Yukarıya aldığım "KADRİYEM" ağıtının notası da verilmiş. Hatta Sabâ makmında olduğu belirtilerek makamın dizisi de işaret edilmiş.Bu eser, YEKTA-AREL-EZGİ notalama sistemi ile yazılsaydı çok sıhhatli olacaktı. Ne yazık ki, notalamayı yapan Turgut Şinikanov, batı müziği sesleri ile Sabâ'yı kaydetmiş. Dostumuz kusura bakmasın ama yanlış olmuş. Eminim bu ağıt çalınır ve söylenirken çok doğru icra ediliyor.Notaya sadece yaklaşıklık prensibi ile kaydedilmiş.