Göktan Ay

Sabancı Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi Sn. Tamer Kütükçü'nün Ötüken Neşriyatları arasında Mart 2012 de çıkardığı "Radyoculuk Geleneğimiz ve Türk Musikisi" adlı eseri, bu alanda önemli bir boşluğu dolduruyor. Benim gibi, çok okuyan/yazan ve özellikle TRT İstanbul Radyosunda 5 sene program yapan, Radyo-TV alanında yüksek lisans ve doktora yapan bir kişinin dahi bilmediği konulara açıklık getiriyor.

 

İyi bir araştırma, akıcı bir dil, doğru bir kronolojik takip ve isabetli yorumlar, tarihe ışık tutan görüşler. Ayrıca, eserin dipnotu ve kaynakçası da zengin.

Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan ve müzik alanında da çalışan, akademik çalışmayı doktorada bırakan Sn. Kütükçü bu eseri ile; üniversite içinde kapanmış, sempozyumlarda kendini gösteren, sadece dosya doldurup puan alıp, unvan peşinde koşan, unvan alınca da üretmeyen sanatçılara, muzikologlara* da bir mesaj vermiş oluyor böylece...

Eseri okuduğunuzda;

Musikide evlerin basit ama çok örgün bir işlev gördüğünü,

Enderun, mehterhane, mevlevihane, kahvehane v.b. yerlerin musikinin gelişmesinde ve yaşamasında önemli rolleri olduğunu,

İlk İstanbul Radyosu'nun kuruluş sancılarını,

İlk radyo çalışma koşullarının sanatçıları nasıl sıkıcı ve stresli bir çalışma içinde bıraktığını,

Radyo'dan Türk musikisinin yasaklanma öyküsünü,

Ankara Radyosu'nun kuruluşunu,

Radyonun halk aydınlanmasındaki rolünü,

İlk imtihanları, sanatçıların heyecanlarını,

Radyodaki ilk dersleri (makamlar, şedler, usuller, genel musiki bilgisi, Türkçe ve metin okuma, ses sağlığı..),

Eserlerin ezbere okunmasının, üstün bir üslupla ve duyarak okunmasının önemini,

Radyo tavrının doğuşunu,

Türk musikisinin ses müziği olduğunu, oda müziğine yakın "fasıl"ın önemini,

Toplu icra ve koro anlayışının eksilerini, daha sonra koronun kabulünü ve gelişimini,

Canlı neşriyatın önemini, zamanın hocalarının çok titiz ve sanatkar ruhlu olmalarını,

Korolardan vurmalı sazların kaldırılmasının yanlışlığını,

Siyasi erklerin olumlu/olumsuz etkilerini,

TRT sanatçılarının gazinolara yönelme sebeplerini,

Denetimlerin keyfileşmesini, "iyi işletilemediği ve eskidiği" gerekçesi ile gazel formunun yasaklanmasını,

Repertuar kurulunun, ıslah komisyonunun çalışmalarını,

Sanatçıya verilen değerin ötelenmeye başladığını,

Telif bilincinin oluşmasını,

Radyoların gazinolara karşı kan kaybının sebeplerini,

TRT Kurumu'nun yapılanmasını ve Türk musikisine getirdiklerini,

Radyo-4 ve Radyo-Nağme'nin kuruluşunu ve gelişimini,

İlk yıllarda yadırganmasına rağmen koro icralarının çeşitlenmesini,

Eğitici programların zamanla eğlendiriciliği ön plana çıkarmalarını,

Sanatkarlar arasındaki gruplaşmaları, çekişmeleri,

Radyoların tekniğin gerisine düşmelerini ve alternatif radyoların çıkmasını,

Öğrenmiş oluyorsunuz...

Tabi ben sadece önemli gördüğüm başlıklardan bazılarını verdim. Eseri alıp okumakta elbette size düşüyor. 5 bölümde hazırlanmış olan, Cumhuriyet öncesi kurumlarla, Cumhuriyet sonrası Radyo'nun işlevlerini bir bütün olarak alan bu eser, alanında bir başucu kitabı olmuş... Sadece alan akademisyenleri değil TRT sanatçıları da edinmeli bence...

Teşekkürler Sn.Tamer Kütükçü, elinize sağlık...

*Ülkemizdeki müzikologlar konusunda şahsımın musikidergisi.net ve muzikoloji.org'ta, Sn. Dr. Ayhan Sarı'nın musikidergisi.net'te, Sn.Ersin Antep'in muzikoloji.org'ta, Sn. Murat Bardakçı'nın Habertürk'te ve Sn. Serhan Bali'nin Radikal ve Andante'deki yazılarına bakılabilir.

Kitap ile ilgili yazışma için; Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.