Göktan Ay

Unesco'nun, ölümünün 300. yılında, 2012 yılını "Itri Yılı" ilan etmesiyle, bir takım faaliyetler yapıldı yıl boyunca. FSMV Üniversitesi "Uluslar arası  Büyük Bestekar Itri Sempozyumu'na geniş bir programla (sempozyum/konser) hazırlanmıştı.

Önce Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü'nü ve Rektör Prof.Dr. Sn. Musa Duman'ı kutluyoruz. Çünkü, 2010 yılında kurulmasına, Konservatuarı ve Müzik Bölümü olmamasına rağmen ( Böyle bir sempozyum 37. Yılını kutlayan İTÜ TMDK  tarafından neden düşünülmemişti, yada kurum olarak neden TMDK  içinde değildi?!...) Medeniyetler İttifakı Enstitüsü tarafından organize edilmiş, Cumhurbaşkanlığı'nın himayelerini almış, önemli kurumlarla işbirliği yapmış. Bu durumda, İstanbul'daki  Devlet Konservatuarları, Müzik Kurumları ve Radyo Sanatçılarının orda olması gerekmez miydi? En azından; paylaşmak ve güç birliğini göstermek için.... 

  Uluslararası Itrî Sempozyumu, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu tarafından desteklenerek ( Unesco Türkiye Millî Komisyonu Başkanı, değerli dostum  Prof.Dr. Sn. Öcal Oğuz, kültür insanı kimliği ile değerlerimizin dile getirilmesi için çaba gösteriyor ve özellikle teşekkürü hak ediyor.), T.C. Merkez Bankası, Atatürk Kültür Kurumu, Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi (MEDAM), Yunus Emre Enstitüsü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla gerçekleştirildi. Bu Kurumlara ve Sn. Başkanları'na  sağladıkları birliktelik için  teşekkür ediyoruz.

Gelelim notlarımıza;

Yer seçimi; Haliç Kongre Merkezi, güzel bir mekan. Ancak, sempozyumlar için maalesef –salonların büyüklüğü nedeni ile- olumlu sonuç vermiyor. 2. gün oturumları Yenikapı Mevlevihanesi'nde oldu. 

Duyuruda bir sorun yoktu, İBB 2.bölgedeki bütün panolarına ilan asmış ve bez afişlerle donatmıştı. Fakat, "benim kurumum yoksa gitmek/destek vermek yok anlayışını" bir türlü kıramıyoruz. Her alanda olduğu gibi, devlet müzik kurumlarında, müzik STK larında  da durum aynı maalesef. Aynı alanda faaliyet gösterenler birbirlerinin etkinliklerine destek vermiyorlar/paylaşmıyorlar/birlikten güç doğacağına inanmıyorlar, sanki ülkede gizli bir anlaşma var bu konuda, yazık... "Bir belediye ile  çalıştay yapmıştım 2010 da, o kurumda bir STK başkanımız da yetkili idi, hiç uğramadı. Yanına uğradım, "sizi göremedim, ne oldu?" diye sorduğumda; "Göktancım, çalıştayı bizim dernek ile birlikte yapsaydın en az 100 kişi getirirdim." cevabını vermişti.Bu anlayış nasıl giderilir, inanın bilemiyorum!...

Açılışta salonu dolduranlar protokoldü. Ancak, sempozyum başlayınca sayı 100 bulmadı, çoğu da üniversitenin Haliç Kampüsü'nden Edebiyat  Fak. öğrencileriydi. 

Başbakan Yardımcısı Sn. Beşir Atalay yaptığı açış konuşmasında Itri'nin önemini dile getirdi; "Ak Parti iktidarı olarak 10 yıl önce başlattığımız Türkiye'de bir atmosfer var. İçeride tekrar kardeşliği, demokratikleşmeyi, insan haklarını öne çıkarmak, aynı zamanda da tarihimizi ve değerlerimizi yeniden keşfetmek, tanıtmak, dünyaya takdim etmek. Bunun bir parçası da 2005'te uluslararası alanda Başbakanımızın inisiyatifinde başlattığımız Medeniyetler İttifakı projesidir...Sanat kadar medeniyetler arası ittifakı sağlayan başka bir unsur yoktur...Sanatın önü hiçbir engelle kesilemez...O, büyük bir usta. Itri, hiç şüphesiz Osmanlı-İslam musiki sanatının zirve noktasıdır. Onun pek çok makamda geliştirdiği teknik ve melodik doku gerçekten üst seviyededir. Segah makamındaki Bayram tekbiri, bugün birçok İslam ülkesinde adeta İslam kültürünün ortak bir ilahisi gibi terennüm edilmektedir. Sinan'ın mimarisindeki ihtişam Itri'nin eserlerinde sesler ve musiki makamları üzerinde yansımış ve muhteşem bir ses mühendisliği misali tezahür etmiştir...Itri'nin eserleri de yerli ve yabancı, bütün insanlara tanıtılması gereken, modern insanın kalp ve kafa karışıklığını giderici mahiyettedir." 

Sempozyum, çağrılı/davetli olarak düzenlenmişti.  Bu, üniversitenin bilim kurulunun bir tercihi olduğundan bildiri sahipleri için; doğru/yanlış, eksik/fazla  demek gereksizdi/doğru değildi...

Sempozyumda, zaman sorununa dikkat edilmedi, o zaman da bildiri sunum sürelerinde kısıntıya gidildi. 

Bildiri sonlarında, sorulara, tartışmaya nedense yer verilmedi. (Sempozyum; Belli bir konuyu aydınlatmak amacıyla, bilim adamı ve araştırmacıların bir araya geldikleri ve konuşmacıların konunun belirli bölümlerini sundukları, tartışmalı toplantılardır.)

Sonuçta; Doğum tarihinden  ölümüne, eserlerinden/bestelerinden  kabrine, eserlerindeki uslub farklarına kadar v.b. bir çok bilinenin doğru olmadığı/ ispatlanmadığı/kesinleşmediği  Itri ile ilgili gerçekten tarihçi ve müzikologların ortak bir çalışma yapması gerektiği ortaya kondu. 

Bu tarihi görev de; konservatuarlar müzikoloji bölümlerine ve müzikologlara  düşüyor olsa gerek...

 

Not: Aslında, böyle gizemli, bilinmeyen şahsiyetlerle ilgili sempozyumların,  ayrı ayrı kurumlarca değil de, o ilde Valilik organizasyonunda, ilgili kurumların katılımı/paylaşımı/ ortak çalışması  ile "tek" etkinlik (konserler hariç) olarak hayata geçirilmesinde yarar vardır.