Dücane CÜNDİOĞLU

 Mezartalar_Mzesi

 İstanbullu olmak için sadece İstanbul'da doğmak gerekmiyor.' Bu yargı bir yönüyle doğru! Fakat İstanbullu olmak için sadece İstanbul'da bulunmak da etmiyor.' Bu yargı da diğeri gibi bir yönüyle doğru. İstanbul'da bulunmak başka, İstanbul'da yaşamak daha başka!... İstanbul'da yaşamak... Tam da burada sormak gerekmez mi: hangi İstanbul'da ve nasıl yaşamak?!! İstanbul'da yaşamanın İstanbul'da bulunmak demek olmadığına işaret etmiştik. O halde ekleyelim: İstanbul'da yaşamak bu bulunuşu sefahate boğmak da demek değil... İstanbul'da yaşamak Boğaz'ın boğazını sıkan zevksiz mekanlarda yemek yemek, bir şeyler içmek ise hiç değil... İstanbullu olmak biraz da İstanbul'u tanımakla, İstanbulluları tanımakla mümkün... Bakınız, olmuş-bitmiş bir şeyden değil, aksine 'olmak'tan söz ediyoruz... Bilmeli ki 'olmak' bir süreç... süre isteyen, zaman isteyen, harekete ihtiyaç hisseden bir vetire... zaman içinde ve zamanla 'olmak'... bir hal, bir sıfat, bir nitelik kazanmak.... ve dahi bu hali, bu sıfatı, bu niteliği zaman içerisinde ve zamanla kazanmak....

 Metin KARABAŞOĞLU

Mezarta_Okumalar

Kıraat-ı Seng-i Mezar

HÂFIZA ARŞİVİME KAYDOLUNMUŞ bir nottur 'kitabe-i seng-i mezar.' Kim yazmış, kime yazmış, ben nerede okumuşum hatırlamıyorum; ama 'kitabe-i seng-i mezar' başlığı taşıyan bir edebî metni okuduğumu çok iyi biliyorum.

Mehmet Nuri YARDIM

Mezarlar_ve_lm_dncesi_zerine_eitlemeMezarlıkları ben çok severim. Ölümü düşünmek, ölümü istemek değil elbet. Ölümün hakikati üzerinde kafa yormalı bence insan. Çünkü kaçınılmaz bir sondur ölüm. Madem ki, önünde sonunda varacağımız bir menzildir. Öyleyse ondan korkmak yerine, ona hazırlanmak, onunla dost olmak daha iyi değil mi?

Enes REYHAN

Mezar_talarndaki_medeniyet

Osmanlı taş vesikaları arasında yer alan mezar taşlarımız gerek kitabeleri, gerekse yazıları ve süsleri bakımından fevkalade kıymet taşırlar. Dedelerimiz, "Ölülerine ve ulularına saygı göstermeyen hürmet beklememelidir." sözünü hikmetli sözler arasına almışlardır.

PROF. DR. Mehmet ZEKİ KUŞOĞLU

MEZAR_TALARINDA_HUVE

Prof. Dr. Nâmık AÇIKGÖZ*

MEZAR_TAI_METNLERNDE_LM

Mezar taşları, hayat ile ölüm arasındaki, hayat açısından son, ölüm açısından ise ilk noktadır. Hayatın bitiş noktasını ifade eden son ve ölüm anından itibâren başlayan âhiretin de ilk anını ifade eden bu cümleler, birinin bitişi, diğerinin başlangıcının dile getirilişidir. Bu metinlerde, ezelî ve ebedî, mutlak ve mukadder kaçınılmaz hakikat olan ölüm ile ilgili düşünceler, mermere kazınmış olarak görülmektedir. Yani bu metinler, mutlak hakikatin, tevil götürmeyen bıçak sırtı görüş ve ifadeleri; aynı zamanda, "giden" ile "kalan"ın son diyalogudurlar. İşte bu metinlerde ölüm, düşünülen ve hakkında fikirler üretilen bir kavram olarak değil, bizzat yaşanan bir mutlak hakikat olarak karşımıza çıkar. Yani bu, "ateşin düştüğü yer"den kopan bir çığlıktır. Bu çığlık, Muğla ve yöresinde bulunan eski yazılı mezar taşlarından hareketle incelenecektir.

 knuam_mezar_talar

Kent kimliğinin en önemli unsurlarından biri olan mezarlıklar bazen geleneğin yaratılmasında, bazen mekânın sahiplenilmesinde, bazen değişimin ve modernleşmenin taşınmasında rol oynayabilir mi?