cumhuriyetincocugu

İsmail Hakkı Avcı

Cumhuriyet Çocuğu; Osmanlı'nın 'kaht-ı rical' ve devlet adamlarının kötü idâreleri sebebiyle yıkılışlar, çöküşlerle dolu olan son döneminden kesitler vererek tâ İkinci Dünya Harbi yıllarına uzanan yeni bir devrin -Hekimoğlu İsmail'in kaleminden- roman üslûbunda anlatılmasıdır

 

Balkan savaşlarından -ihanetler ve vazifelilerin kötü yönetmeleriyle- mağlup, yıkılmış ve yorgun çıkan Osmanlı, kendini Birinci Cihan Harbi'nin içinde bulur. Savaş yıllarının zorluk ve mahrumiyetleri, çekilen elîmâne sıkıntılar ile Ermeni, Rum, Yunan ve Bulgarların dehşetengiz katliamları ve insanlığa sığmaz mezalimiyle devam eden hâdiseler... Mütareke'nin ardından perişan, vatanperver, kaliteli adamlarının çoğunu kaybetmiş ve mahrumiyet içerisindeki milletin kurtuluş mücadelesi İstiklâl Savaşı ve yapılan insanüstü fedakârlıklar, yokluklar, azamî sıkıntılar... Milletin -düşmandan kalmışsa- mevcut her şeyini vererek, gayret üstü çaba ve fedakârlıkları neticesinde zafere ulaşılır. Ama yeni idârenin uygulamları, bu fedakâr ve çilekeş kahraman milleti şaşkına çevirir. "Bu vatan kurtarılmış değil miydi?" dedirtir.

Roman, aynı zamanda âlim olan bir dedenin eğitim ve terbiyesinde yetişen Yahya'nın ağzından, yaşanmış hâdiseler etrafında olup biteni örnekler vererek anlatmaktadır.

Kurtuluştan sonra Yahya; 'Memleketi saran çalışma, ilerleme seferberliğinin bir neferi olacaktı. Fakat memleketi kendi ufkunda, ışığını kendi köklerinden emerken değil, sahte bir renk kuyusuna batıp çıkarken bulur.'

Cumhuriyetin ilânını müteakip garip bir batılılaşma seyri başlar. İşgalciler vatanı ele geçirirlerse ne kötülükler yapabileceği düşünülerek ve milletin kudsî saydığı değerler canlı tutularak büyük fedakârlıklarla kurtarılan vatanda millet; düşmanın belki bu kadar cüret ve cesaret edemeyeceği değişiklikler, inkılâplar, kültür ve medeniyetine ters icraatlar ve zorlamalarla karşı karşıya gelir.

Romanda, eski ve yeni kuşağın temsilcileri ile kurumlar etrafında yaşanan çatışmalar kurgulanıyor. Geçmişle bağların koparıldığı bir dönem sergileniyor. Eskiyi unutturma gayreti içine girilip 'Milleti içine alan devlet gemisi; iklimini, ufuklarını tanımadığımız bir ummana kırdı dümeni...' Yapılan icraatlar ve değişikliklerle sanki milletin inancı, ilimleri ve tarihiyle olan bağları kesilmek isteniyordu.'

Evet, romanda bu günlere gelişin hikâyesi anlatılmakta ve hâlâ yaşanan bazı olumsuzlukların sebebinin köküne inilmektedir.

Usta ve velûd yazar, çilekeş fikir adamı , 'derdini seven' Hekimoğlu İsmail'in Timaş Yayınevi tarafından neşredilen ve 'bir dönem romanı' olan Cumhuriyet Çocuğu, mutlaka okunması ve üzerinde düşünülmesi icabeden eserlerdendir. Yazarını ve yayıncılarını tebrik eder, benzeri çalışmaların devamını temenni ederiz, vesselâm.