2-Divanyolu_toplants

Elif Sönmezışık (Sanatalemi.net)

ESKADER'in düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri'nde bu hafta Dîvanyolu dergisi konuşuldu. Derginin yayın yönetmeni gazeteci yazar Muammer Erkul, geleceğe ışık tutacak ve kılavuzluk edecek bir dergi olmayı hedeflediklerini kaydetti.

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği'nin (ESKADER) her hafta Timaş Kitapkahve'de düzenlediği Bâbıâli Sohbetleri'nde bu hafta, gazeteci yazar Muammer Erkul yönetiminde 2014 Ocak ayından bu yana her ay çıkan Dîvanyolu dergisi konuşuldu. Takdimini edebiyatı yazar İlyas Dirin'in gerçekleştirdiği programda Yayın Yönetmeni Muammer Erkul konuşmacı olurken, Kandilli Kız Lisesi ve İhlas Koleji'nden genç kalemler katılarak toplantıyı büyük bir coşku ile takip ettiler. Dergide her ay yazıları çıkan şair ve yazarların da tek tek görüşlerini aktardığı ve Dîvanyolu dergisinin insan inşa etmeyi amacını vurgulayan toplantı, sonuna dek gençlerin enerjisini yansıtan bir atmosferde sürdü.

SÜREKLİLİK VADEDİYOR

Açılış konuşmasını ve takdimi gerçekleştiren İlyas Dirin, Bâbıâli Sohbetleri kapsamında dergilerin konuşulduğu birçok toplantının yapıldığını ve bu toplantı dizinin devam edeceğini ifade ederek, Dîvanyolu'nun çiçeği burnunda bir dergi olmasına rağmen içeriği ve estetiği ile süreklilik vadeden ve konuşulmaya değer bir dergi olduğunu vurguladı. "Muammer Erkul ilk gençlik yıllarından beri matbuatın içinde olan bir kalem erbabı. Dergicilik de matbuatımızın önemli bir organı." diyen İlyas Dirin, edebiyat tarihimizde dergilerin açılış ve kapanış maceralarından ilginç anekdotlar aktardı. Cemil Meriç'in "Kapanan her dergi, kaybedilmiş bir savaştır." dediğini hatırlatan Dirin, savaşan dergilere destek verilmesi gerektiğini söyledi. Dîvanyolu adının, İstanbul ve Suriçi çağrışımı yapmasından ötürü dergide İstanbul'dan enstantaneleri görmeyi arzuladıklarını belirten Dirin, derginin edebiyat tarihi ve modern edebiyata da hizmet edeceğine inandığını kaydetti.

HEDEF, İNSAN İNŞA ETMEK

Sözlerine Dîvanyolu dergisinin çıkış sebeplerini anlatarak başlayan Muammer Erkul, "Bir dergi çıkarmak, insan inşa etmektir, sloganı ile yola çıktık. Bu tür bir derginin para kazanmak için çıkmayacağı malumunuzdur. Derginin ne denli bir ihtiyaç olduğunu bildiğimiz için bu dergiyi çıkarıyoruz." diyerek daha 17 yaşındayken Can Kardeş dergisiyle dergi çıkarmaya başladığını, daha o yaşta dergi çıkarabilmenin mümkün olduğunu ifade etti. Sonraları Köprü, Zafer, Doğuş, Türkiye Çocuk gibi dergilerde uzun yıllar çalışarak Türkiye Gazetesi'nde 20 yıl boyunca köşe yazarlığı yaptığını ve bütün bu birikimin kendisini Dîvanyolu gibi idealist bir oluşuma hazırladığını kaydeden Erkul, sözlerini şöyle sürdürdü:

İSMİNİ İSTANBUL'UN MERKEZİNDEN ALDI

"Geçtiğimiz yıl Türkiye Gazetesi'nden ayrılınca aklıma bir dergi çıkarmak fikri düştü. Dergiciliğin değişime uğradığı, sektörel dergilerin ağırlık kazandığı, daha kapağı açılmadan çöp kutusunu boyladığı zamanlardayız. Dergiler gazeteler gibi her şeyi değil, her şeyin özünü taşımalıdır. Bir dergi hayatın merak uyandıran sokak başlarında durabilmeli ve işi bilenler kılavuzluk etmeli. Dergi, ayakları yere sağlam basan somut bir alan. Bizim dergimizin adı Dîvanyolu. Çünkü, İstanbul'un tarihe mal olmuş en önemli noktalarından biri. Marmaray kazılarında İstanbul tarihinin birkaç bin yıl geri gittiğini gördük. Bu bize İstanbul'un tarihî önemini bir kez daha hatırlattı. Dîvanyolu Caddesi, Sultanahmet merkezli, önemli bir geçiş merkezi. Fethin ardından Fatih Sultan Mehmed'in yürüdüğü ve Ayasofya'ya ulaştığı yol olmakla manevî önemi çok yüksek. Dîvanyolu dergisinde bu caddenin önemini vurgulamak için önümüzdeki sayılarda değerli kültür tarihçimiz Dursun Gürlek'le beraber cadde üzerindeki önemli mekânları işleyeceğiz. Bu ve bunun gibi İstanbul'un önemli merkezlerini anlatan dosyalara yer vereceğiz. Bu öylesine zengin bir konu ki, yalnızca Dîvanyolu Caddesi'ni anlatmak için bir dergi çıkarılabilir."

İNSANIN İHTİYACI NEYSE O

Dîvanyolu'nun alt başlığında yer alan "Kültür, sanat, tarih, edebiyat ve hayat dergisi" vurgusunun insanın ihtiyaçlarına işaret ettiğini belirten Muammer Erkul, "Gezi, bilim, tarih ve edebiyat gibi alanlarda çıkan tek alanlı dergilerimiz var. Dîvanyolu'nun farkı bütün bu alanlarda kuşatıcılığının olması." dedi. Asıl böyle dergilerin arkasında iş adamları ve holdinglerin bulunması gerektiğini ifade eden Erkul, iş adamlarının bu ülkeye olan bu türden borçlarını ödemediklerine dikkat çekti. Eğlenceye yönelik şenlik ve festivallere ayrılan meblağların herhangi bir yazar, dergi veya kültürü çoğaltan yayın organlarına devredildiğine Türkiye'nin çehresinin değişeceğine inandığını dile getiren Muammer Erkul, "En önemli cevher insan. İnsanı besleyen önemli unsurlardan biri dergilerdir. Dîvanyolu gibi dergilerin böyle bir misyonu var." diyerek derginin işleyişi ile ilgili şunları söyledi:

"Dîvanyolu, abonelik sistemiyle yürüyor. Görüntüyü tatsız hale getirmemek için reklâma yer vermiyoruz. Yardım etmek isteyenlerin dergiye abone olmasını tavsiye ediyoruz. Alan kişiler öğrencilere dağıtabilir veya öğrencileri abone yapabilirler. Anadolu'ya kargo ile ulaşıyoruz. Dağıtım ağı kullanmıyoruz. Dîvanyolu, bir yolculuğun yansıması olduğundan her sayıya istasyon diyoruz. 9. İstasyona gelmiş olmak bizim için güzel bir aşama. Beş yıl sonra da aynı tatla okunabilecek, günceli irdelemeyen ancak güncelle beslenmiş gelecek ve geçmiş düşüncesini yansıtan bir dergiyiz. Dergimizle uyuşmayan yazı kime ait olursa olsun yayımlamıyoruz."

DERGİLER İZ BIRAKMALI

Dîvanyolu'nda yazılarına sıkça yer verilen ESKADER Kurucu Başkanı edebiyatçı yazar Mehmet Nuri Yardım, dergilerin tarihçesine giderek Servet-i Fünûn dergisinin yalnızca ayda beş yüz adet basılmasına rağmen bir ekol olduğunu, dava adamı merhum Osman Yüksel Serdengeçti'nin Serdengeçti dergisinin yalnızca 17 sayı çıkmasına rağmen efsaneye dönüştüğünü ifade ederek, bir derginin çıktığı anda ne kadar kişiye ulaştığından çok ne kadar iz bıraktığının önemine dikkat çekti. "Cağaloğlu'nda bodrum katlarında çıkan birçok dergi olduğunu biliyorum. Holdingler ise kimi zaman büyük yatırımlarına rağmen sadece bir sayılık dergi çıkarabiliyorlar." diyen Yardım, dergi çıkarma işinin çok para olsa da beyin takımı olmadan, beyin takımı olsa da para olmadan mümkün olmadığını kaydetti. Yardım, "Dergicilik bir aşk, şevk ve heyecan işidir. Dîvanyolu bunu başarıyor. Dîvanyolu'nun yolu açık olsun." dedi. Sonrasında söz alan şair ve yazar Yusuf Dursun, ilk yazısının Türk Edebiyatı, ilk şiirinin Töre'de yayımlandığında o geceyi uykusuz geçirdiğini ve derginin çok büyük bir heyecan meydana getirdiğini anlatarak dergiciliğin zahmetli bir iş olduğunu vurguladı ve böyle bir zenginlik kattığı için Dîvanyolu dergisine emek verenleri tebrik etti. Şair ve yazar Bestami Yazgan dergi çıkarmanın kahramanlık işi olduğunu ifade ederek, "Cemil Meriç, dergiler için 'Hür tefekkürün kaleleridir.' diyor. Ben de gönül dağlarında yanan bir çoban ateşidir diyorum. Dergiler de tıpkı nesiller gibi; sahip çıkarsak batmaz." dedi.

Yine dergide yazıları yayımlanan gazeteci yazar Ünal Bolat, Muammer Erkul'u kendi jenerasyonu içinde bu ülkenin şansı olarak gördüğünü ifade ederek, "Kendisinin hayranıyım. Dîvanyolu dergisi, gençliği yakalayan, çığır açan bir dergi oldu. Erkul'un enerjisi dergi çıkarmak için son derece uygun. Bu dergiden herkesin haberdar olmasını sağlamak bize düşüyor." dedi. Dîvanyolu'nun en genç yazarı olan İhlas Koleji, lise birinci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki ve dergide "Osmanlı'da Çocuk Olmak" başlıklı yazı dizisi ile okuyucuyu selâmlayan Ercüment Korkmaz, Dîvanyolu adının önemli olduğunu ifade ettiği konuşmasında bu vesile ile Dîvanyolu Caddesi'nin yeniden doğmasını dilediğini ifade etti. Birçok alanda yazı yayımlamasından dolayı herkese hitap etmesinin büyük bir avantaj olduğunu dile getiren Korkmaz, dinleyicilerin büyük ilgisi ile karşılandı. İLESAM İstanbul Şubesi Başkanı Cafer Vayni, sohbet dolayısıyla Dîvanyolu'nu destekleyen genç arkadaşlarla ve kalemlerle bir arada olmaktan ötürü memnuniyetini dile getirerek "İlk defa bir dergi için böyle bir manzara oluştuğunu gördüm. Dîvanyolu diğer dergilerden farkını ortaya koydu. Gıpta ediyorum." dedi. Okuyucuların yanı sıra Kandilli Kız Lisesi öğrencilerinin Dîvanyolu dergisi için kurduğu maviler grubundan gençler de mikrofon alarak duygu ve düşüncelerini dile getirdiler ve böylesi bir oluşumda olmaktan büyük bir heyecan duyduklarını kaydettiler.

3--divanyolu__toplants

Program sonunda derginin 9. sayısı dinleyenlere dağıtıldı ve hâtıra fotoğrafları çekildi.