Osmanlı Mahkeme Kayıtlarıyla İlgili Şimdiye Kadar Yapılmış En Kapsamlı Çalışma 

Osmanlı Dönemi'ne ait 30 bini aşkın Kadı Sicili'nden ilk 15 cilt yayınlandı.İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nı desteğiyle Osmanlı İmparatorluğu'nda, 1500–1600 yıllarında İstanbul Kadılıkları (Mahkemeleri) tarafından her türlü hukuki sorunun kayıtlarının tutulduğu mahkeme defterleri (Kadı Sicili), Latin Alfabesi'ne çevrilerek, 40 cilt olarak yayınlanıyor. 

Osmanlı İmparatorluğu'nda 1500–1600 yıllarında İstanbul Kadılıkları (Mahkemeleri) tarafından her türlü hukuki sorunun kayıtlarının tutulduğu 30 bini aşkın Kadı Sicilleri, Latin Alfabesi'ne çevrilmeye başlandı ve ilk 15 cildi yayınlandı. Toplam 8.835 sayfa tutan bu yayın sayesinde, şimdilik sadece İstanbul'a ait 15 ciltteki 40 bin hükmü okumak için Osmanlıca bilmeye gerek kalmadı. 2011 sonuna kadar 24.000 sayfalık toplam 40 cilt yayınlanarak, Osmanlı Kadı Sicilleri'nin binde biri güncel Türkçeye kazandırılmış olacak. 

Kadı Sicilleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli hukuki belgeleri olarak kabul edilir. Bu sicillerde, sadece mahkemeye (Kadılığa) intikal etmiş hukuki uyuşmazlıklar değil, hukuk alanına giren her konuda verilen kararlar ve belgeler de yer alırdı: Vakıf senetleri, alım-satım-bağış-ödünç, ürünlerin fiyat listeleri, esnafla ilgili her türlü yönetmelik (nizamname), miras ve vasiyetname düzenleme, evlenme-boşanma, imar bilgileri, merkezden gelen hüküm ve fermanlar gibi her türlü resmi belgenin kaydı Kadı Sicilleri'nde tutulurdu. 

Bu nedenle Kadı Sicilleri, Osmanlı İmparatorluğu'nda gündelik yaşama birinci elden ışık tutacak resmi belgelerdir. Çünkü Kadı; sadece yargıç değildi. Aynı zamanda mülkî ve idarî âmir, mahallî yönetici, vakıf ve vergi müfettişi, bugünkü anlamda noter, orduya lojistik destek sağlayan askerî bir yetkiliydi. Kadı'nın bu özellikleri nedeniyle, tuttuğu kayıtlar, devletin işleyişine dair birinci elden resmî bilgi anlamına geliyordu. Bu çok geniş hukuki kapsamı nedeniyle Kadı Sicilleri 30 bin cildi aşıyor. Bunlardan 10 bin kadarı İstanbul'a ait.İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı (AKBA) desteği ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) uzmanlarının çalışmasıyla, bu dev bilgi kaynağının sadece İstanbul'a ait ilk 40 cildi, 2011 sonuna kadar Latin Alfabesi'ne çevrilerek yayınlanmış olacak. Geride, tercüme esilmeyi ve yayınlanmayı bekleyen 30 bine yakın cilt var.

 Bu güne kadar Kadı Sicilleri'nin, Osmanlıcadan Türkçeye transkripsiyonu (Latin Alfabesi'ne çevrilmesi) ve Arapça kayıtların tercümesi, sayılı bir kaç örnek dışında, hem bilimsel zorluklar sebebiyle, hem ekonomik olarak kârlı görülmediği için yapılamamıştı.İstanbul'a ait 10 bin kadar Kadı Sicili'nin ise ayrı bir önemi var: Üç kıtaya yayılan bir imparatorluğun merkezi olmasının ötesinde İstanbul, dinî ve etnik bakımdan zengin bir çeşitliliğe sahipti. Bizans Dönemi'nden kalan Hristiyan unsurların yanı sıra, 1453'te Fetih'ten sonra şehre eklenen Müslüman-Türk unsurlar, İspanya başta olmak üzere Avrupa'dan göç eden Yahudiler, ve başkaları şehir nüfusunu oluşturuyordu. 

Dil, din, ırk ve kültürleri birbirinden farklı bu unsurlar, dört yüzyıl boyunca İstanbul'da nasıl bir arada yaşadı? Karşılıklı ilişkileri nasıl bir seyir izledi? Ayrı komünler halinde mi yaşadılar? Yoksa belli ölçüde iç içe mi oldular? Ticari, sosyal ve hukuki ilişkileri nasıldı?Bu ve benzeri soruların yanıtları, Kadı Sicilleri'nin satırları arasında yatıyor. Osmanlı Dönemi'nin bu "bilinmeyen" sosyal tarihi, zengin ve eşsiz kültür mirası ilk kez bu proje sayesinde yayınlandı.

 PROJE EKİBİ

İstanbul Kadı Sicilleri'nin bu ölçekte yayını fikri 2000'in başlarına kadar uzanmaktadır. Projelendirme çalışmalarına 2006, yayın çalışmalarına 2008'te Üsküdar Kadı Sicilleri ile başlandı.Projenin yönetmenliğini Prof. Dr. M. Âkif Aydın, editörlüğünü Dr. Coşkun Yılmaz yürüttü. Bilim Kurulu'nda ise, Prof. Dr. M. Âkif Aydın, Prof. Dr. İdris Bostan, Prof. Dr. Feridun Emecen, Prof. Dr. İsmail. E. Erünsal, Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve Dr. Mustafa Oğuz görev aldı. Projenin yayınında 80 kişilik bir ekip çalıştı. 

İSTANBUL KADI SİCİLLERİ'NİN YAYIN İÇİN SEÇİMİ

Osmanlı dönemi İstanbul'u dört bölgeye ayrılmaktadır. Bunlar, klasik tabiriyle İstanbul (sur içi İstanbul) ve bilâd-i selâse (Üsküdar, Galata, Eyüp)'tür. Bu mahkemelere ait toplam karar defter sayısı ise 10.000'dir. Proje yönetimi ve Bilim Kurulu İstanbul'un bu kaynaklarının ilk dönem örneklerine yer vermeyi benimsedi. Bu doğrultuda, İstanbul (sur içi) ve bilâd-i selâse (Üsküdar, Galata, Eyüp)'e ait ilk iki yüzyıla ait (1500 ve 1600'lü yıllar) defterler tespit edildi. Bu dört bölgeden mevcut ilk defterlerden başlayarak yaklaşık her on yıldan birer defter seçildi. Böylece ilk defterlerden itibaren yayınlanacak on defterle o bölgenin bir yüzyılına ışık tutulması hedeflendi. Böylece 40 defter belirlenerek yayını için hazırlık çalışmalarına başlandı. 

SİCİLLERİN YAYIN HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

Defterlerin baskıya ve yayına hazırlık çalışmaları 15 safhada gerçekleşti.

1- Bilim kurulunun oluşturulması.

2- Bilim kurulunun yayınlanacak defterleri belirlemesi.

3- Bilim kurulunun yayın ilkelerini, projede görev alacak uzmanların vasıfları, yayının imla kurullarını belirlemesi.

4- Osmanlıca metinlerin transkripsiyonu, Arapça hükümlerin çevirisi, çevirisi yapılan metinlerin kontrolü, indeksinin hazırlanması, tashih kontrolü, imla ve kelime birliğini sağlanması ve diğer safhalarda görev alacak ekiplerin oluşturması.

5- Görevli ekibi bilgilendirme toplantılarının yapılması.

6- Yayınına karar verilecek defterlerin fotoğraflarının çekilmesi ve ekiplere göre çoğaltılması.

7- Transkripsiyon ve tercüme çalışmalarını (Osmanlıca metinlerin Latin Alfabesine aktarılması, Arapça metinlerin çevirisi) yürütülmesi: Defterler öncelikle tarih ve hukuk tarihi uzmanları tarafından transkripsiyon ve tercüme edildi.

8- Kontrol çalışmaları: Uzmanlar tarafından okunan defterler, okuyan uzman ve bir başka uzman tarafından mukabele usulüyle (aslı ve orijinalinin metin üzerinden karşılıklı okunup kontrol edilmesi) kontrolü yapıldı.

9- Son okuma çalışmaları: Okunan ve kontrolü yapılan defterler daha sonra bilim kurulu üyelerinden birisi, ondan sonra da proje yönetmeni tarafından tekrar okunarak, okunamayan, yanlış okunan ve okunuşunda tereddüt edilen kelimeler ile problemli konuların tespiti yapıldı.

10- Bilim Kurulunun kontrolü: Bilim kurulu ve proje yönetmeninin okuma çalışmaları sırasında tespit edilen eksikler ve problemler karara bağlandı.

11- Tashihlerin uygulanması: Son okuma ve bilim kurulu kontrolü safhasında ve düzeltilen hatalar tashih görevlileri metne uygulandı, ayrı görevliler tarafından da uygulamanın kontrolü yapıldı.

12- Kontrol indeksinin hazırlanması: Yukarıdaki işlemler tamamlandıktan sonra bütün kelimeleri içine alan kontrol indeksi çıkarıldı. Böylece aynı kelimelerin aynı veya farklı defterlerde farklı imlalarla yazılmasının önüne geçilmesi hedeflendi.

13- Kelime ve imla birliğinin sağlanması: İndeks dışında ayrı bir ekip kontrol indeksini inceleyerek, farklı okunuşlar düzelterek kelime ve imla birliğini sağladı ve metne uygulanmasını kontrol etti.

14- İndeksin hazırlanması: Bu indeksten sonra her kelimeyi içinde bulunduğu bağlam içinde gösteren indeksler hazırlandı. Bu aşamada da Böylece her defterin en az hata ile yayımlanması hedeflendi.

15- Baskıya hazırlanması: Muhteva ile ilgili işlemler bittikten sonra, defterlerin tasarım ve teknik işlemleri tamamlanarak baskıya hazır hale getirilmektedir.

 

SİCİLLERİN DİLİ

Yayınlanan defterler büyük kısmı itibariyle Türkçedir. Ancak, hemen her defterde Arapça kayıtlar da bulunmaktadır. Özellikle ilk defterlerde Arapça kayıt sayısı çok daha yoğundur. Seçilen defterler arasında az da olsa bazı defterlerin tamamına yakını veya yarısı Arapçadır. Bunlar tercüme edildi. Ancak, Türkçe kayıtlardaki dönemin dili yanında Arapçadan tercümenin günümüz üslubuyla çevirisinin doğuracağı üslup farkını önlemek maksadıyla bu tür Arapça kayıtların tercümesinde o günün Türkçesi tercih edildi. 

Defterlerin imlasında araştırmacılar ve Osmanlı tarihini merak edenler tarafından daha rahat okunmasını temin maksadıyla ağır transkripsiyon usulü yerine günümüz söyleşine uygun basit transkripsiyon usulü benimsenmedi. Türkçede hâlihazırda kullanılan kelimelerde bugünkü imla tercih edildi. 

Defterlerin çevirisi ile birlikte asılları da basıldı ve kelime indeksi CD olarak kitapla birlikte çoğaltılarak ilgililerin istifadesine sunuldu. 

İSAM: TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

İSAM, 1988'de kuruldu. Alanında dünyanın en saygın kuruluşu kabul edilen merkez, İslam dünyası ve Batı'da yeni kuruluşlara da öncülük yapmakta ve model olma açısından çeşitli ülkelerden üst düzey ziyaretleri kabul etmektedir. 

2.000 ilim adamının katkılarıyla hazırlanan Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA)'nin yakında 40. Cildi çıkacak. Ansiklopedi, dünyada Müslümanlarca hazırlanan en kapsamlı ilk telif İslam Ansiklopedisi olma özelliğine de sahiptir. Dünya bilim kamuoyunda da büyük takdirle karşılanan ansiklopedinin geniş bir özetinin Rusça, Arapça ve İngilizce yayını çalışmaları sürmektedir.Dünyanın en zengin Osmanlı mahkeme defterleri/kadı sicilleri arşivi de İSAM'da bulunmaktadır. Dünyadaki farklı merkez, arşiv kütüphane ve özel koleksiyonlarda bulunan Osmanlı mahkeme defterlerinin 21.000 tanesinin mikrofilmini temin eden İSAM bunları araştırmacıların istifadesine sunmaktadır.Ansiklopedi dışındaki yayını 100'e yaklaşan merkezin kütüphanesi sosyal bilimler alanında, özellikle doktora çalışmalarında Türkiye'nin en çok istifade edilen kütüphanesi ve en zengin kütüphanelerinden birisi kabul edilmektedir. Yüksek lisans ve doktora ve öğrencilerine hizmet veren kütüphaneden günde 400'ü kişi hizmet almaktadır. Bir ihtisas kütüphanesi olarak 3.000 civarında kitaba sahip olan merkez, 3.000'den fazla süreli yayını takip etmekte ve bunların toplam sayısı da 120.000'i aşmaktadır. 

İSAM Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi'nde Türkiye'de ilk kez "özel konu dosyaları" hazırlanmıştır. Halen 20.000'e yakın konu dosyası (her konuya özel bibliyografya ve fişleri) araştırmacılara sunulmaktadır. 

Son yıllarda özel koleksiyonerlerin de koleksiyonlarını bağışlama konusunda özel tercihleri arasında yer alan merkeze en son, Türkiye'nin en zengin nota koleksiyoneri olan Cüneyt Kosal'ın tüm arşivi bağışlandı.