istanbul_kadi_sicilleri-1

Sur İçi, Üsküdar, Galata ve Eyüp bölgelerinden her 10 yıldan birer defter seçilerek oluşturulan 40 ciltlik İstanbul Kadı Sicilleri'nde Osmanlı Devleti'nin sosyal, siyasî, iktisadî ve kültürel tarihine dair önemli bilgiler bulunuyor. Defterlerde sadece mahkemeye intikal etmiş hukukî ihtilaflar değil, vergi kayıtları, vakıf şartnameleri, bağış, kira, satış, ödünç gibi her türlü hukukî işlemler de yer alıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul 2012 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İSAM'ın birlikte hazırladığı 40 ciltlik "İstanbul Kadı Sicilleri" kitabı kamuoyuna tanıtıldı.

Başkan Topbaş, 15 ve 16. Yüzyıl İstanbul'unu her yönüyle tanıtan eseri, "İstanbul'un hafızası" olarak nitelendirdi.

İstanbul Kadı Sicilleri

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İstanbul 2012 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi'nin (İSAM) uzun bir emekle yürüttüğü "İstanbul Kadı Sicilleri Projesi" tamamlandı.

Ortaya çıkan 40 ciltlik kadı sicilleri kitabı Saraçhane Belediye Sarayı'nda düzenlenen törenle basına tanıtıldı. Törene İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın yanı sıra Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, İstanbul 2012 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Başkanı Şekip Avdagiç, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bürokratları katıldı.

Osmanlı'nın 15 ve 16. Yüzyılı bu eserde

Başkan Kadir Topbaş, bu gün tarihe tanıklık ettiğimizi belirterek, "Binlerce yılı geride bırakmış bir millet olarak, Osmanlı Devleti'yle dünyada adaleti tesis etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Burada Osmanlı yönetiminin ve dönemin İstanbul'unun hafızası diyebileceğimiz ve yaşamın her alanında yargıya intikal etmiş olan örnekleri teşkil eden güzel bir çalışmayı güncelleştirerek günümüze aktardık. Bu güzel projeye imza atan bilim heyetine teşekkür ediyorum" diye konuştu.

İstanbul'un fethiyle dünyada yönetim anlayışında yeni bir ufuk açıldığını ifade eden Başkan Kadir Topbaş, "Dokunulabilen, gerektiği zaman dava edilebilen bu yeni yönetim anlayışı dünyanın ufkunu genişletti. Fatih Sultan Mehmet'in mütevazılık ve insancıllık içeren yönetim anlayışı dünyadaki yönetim fikirlerini değiştirmiştir. Avrupa'nın karanlık çağdan aydınlık çağa geçişini sağlamıştır" dedi.

Projede Sur İçi, Üsküdar, Galata ve Eyüp bölgelerinden 15 ve 16. yüzyıla ait 40 defter ortaya çıkarıldığını anlatan Kadir Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu 40 defterle dört bölgemizin bir asrını tanıma ve değerlendirme şansına eriştik. Sicillerin tamamı taranırsa eğer, kütüphanelere sığmayacak büyüklükte bir eser külliyatı ortaya çıkar. Bu eserde bu gün de her alanda ışık tutacak, insanların problemlerine çözümler var. Mahkemelere intikal eden çok fazla dava yok aslında. Demek ki mahkeme öncesinde, mahalle ortamından ve yakın çevreden başlayan başka çözümler üretilmiş. Mahkemelere intikal ettiğinde de anında sorun çözen bir sistem getirilmiş. Bu Osmanlı Devleti'nin yönetim anlayışının ne kadar büyük ve güçlü olduğunu ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan İstanbul Kadı Sicilleri, İstanbul Kültür Başkenti Ajansı'nın en önemli eserlerinden biridir. Araştırmacılar için bir ışık, yöneticiler için de bir ufuk olacağına inanıyorum. İnanıyorum ki yurt dışından gelen bilim adamları da bu eseri takip ederek istifade edecekler. Başbakanımızın söylediği gibi biz dün kurulmuş bir ülke değiliz. İşte ispatları bu eserde. Binlerce yıllık tarihi geride bırakmış büyük bir medeniyetin mensupları olarak bununla gurur duyuyoruz. Bu eserle geçmişte ne olduğumuzu ve nereye geldiğimizi görme imkânımız var. Bu değerleri genetik hafızasında taşıyan bir millet olarak bu gün de dünyaya karşı sorumluluklar taşıyoruz."

"Bir dönemi kapsayan İstanbul Kadı Sicilleri, bir dönemi kapsasa da yönetim, ticaret ve mahalle ilişkilerine ve buna benzer birçok alanda kentin hafızasını gün yüzüne çıkarma imkânı veriyor" diyen Topbaş, bu eserin, geçmişimizin gücünü ve yapısını gösterdiğini kaydetti. Topbaş, "Kompleksli olanların, hayranlıklarını başka yerde arayanların geçmişinde ne kadar büyük bir güç olduğunu görmesi gerekir. Araştırmacıların aynı yüzyılda batının kayıtlarını incelemelerini tavsiye ediyorum. Bu çalışma, batıda içinde şeytan olduğu düşünülen insanları yakarak yok etmeye çalışan, kilisenin yönlendirmesiyle cadı avına çıkan bir dönemde bizde nasıl bir yönetim ve yargı anlayışı olduğunu ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.

Devlet yönetiminden pazara kadar her şey bu sicillerde

İSAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın da İstanbul Kadı Sicilleri'nin çok değerli ilim adamları tarafından günümüze taşındığını belirterek, "Sur İçi, Üsküdar, Galata ve Eyüp bölgelerinden her 10 yıldan birer defter seçildi. Böylece 40 defter ortaya çıkarıldı. Bu 40 defterle dört bölgemizin bir asrını tanıma ve değerlendirme şansına eriştik. Bu eser Osmanlı'nın hukuka ve adalete verdiği önemin en büyük göstergesidir. Bu sayede dünya tarihine adaleti ve hukuk alanındaki başarısıyla damgasını vurmuştur" diye konuştu.

Bu mahkeme defterlerinin Osmanlı Devleti'nin sosyal, siyasî, iktisadî ve kültürel tarihi olduğunu, defterlerde sadece mahkemeye intikal etmiş hukukî ihtilafların değil, vergi kayıtları, vakıf şartnameleri, bağış, kira, satış, ödünç gibi her türlü hukukî işlemler bulunduğunu vurgulayan Aydın, şöyle konuştu:

"Pazarlarda satılan ürünlerin ve ticarî malların listesini, fiyatlarını, miras taksimlerini, terekeye dâhil olan eşyayı buralarda tespit edebiliyoruz. Kamu binalarının imar veya tamir bilgilerine, meslek kuruluşlarının faaliyetlerine, esnafın tabi olduğu standartlara, evlenme ve boşanma kayıtlarına bu defterlerden ulaşabiliyoruz. Bu defterler Osmanlı'nın siyasî, iktisadî ve sosyal tarihinin zengin bir fotoğrafını önümüze koyuyor."