3-Tark_Tufan_Toplants

Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)'nin düzenlediği "Bâbıâli Sohbetleri"nin bu haftaki konuğu, yazar ve senarist Tarık Tufan'dı. Tufan'ın "Edebiyat bize ne eder?" başlığı altında yaptığı konuşma özellikle genç edebiyatseverler tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi. Şair ve yazar Hüseyin Akın'ın yönettiği toplantı, Cağaloğlu'nda Timaş Kitapkahve'de gerçekleşti.

Toplantının açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Şerif Aydemir, 232'ncisi yapılan Bâbıâli Sohbetleri'nde bir devamlılık olduğuna dikkat çekerek, değerli şair, yazar ve sanatkârları ağırlamaya devam edeceklerini söyledi. Toplantının takdimini yapan şair ve yazar Hüseyin Akın ise Tarık Tufan'ın düşünce dünyası ve çalışmaları üzerinde durdu. Toplantı boyuca konuşmacıya muhtelif sorular yöneltti.

Türkiye'de son zamanlarda edebiyatın popüler kültürün ve endüstrinin bir parçası olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Tarık Tufan, "Bir ülkede iyi eleştirmen yoksa orada iyi edebiyattan da söz edemeyiz. 'Eleştiriden nasip almak' fikri bence önemlidir." dedi. Tarık Tufan konuşmasına şöyle devam etti:

"Günümüzde eleştirinin hakkı tam verilemiyor. Meselâ gazetelerin verdiği kitap eklerinde doğru dürüst eleştiri yazısı görmüyoruz. Hâlbuki bu ilavelerde yayımlanan kitapların eleştirileri doğru dürüst yapılmalıydı."

EDEBİYAT YARALARI KAPATIYOR

Yazma ihtiyacının nereden doğduğu ve niçin yazdığımız üzerinde durup düşünmemiz gerektiğini ifade eden Tarık Tufan, konuşmasının ilerleyen bölümünde şöyle devam etti:

"Edebiyatın bize ettiği şey, bizim hayatla kurduğumuz ilişkiye bir anlam yüklemesidir. Edebiyat bizde bir yanıyla yara açarken, bir taraftan da yaralarımızı kapatıyor. Edebiyat bizde hakikate ulaşmak için kapı aralar. Bir bakıma bir nefe alıp vermedir. Günümüzde toplum ne yazık ki edebiyat dışından besleniyor. Cemil Meriç, edebiyatla meşgul olduğu, edebiyatı çok iyi bildiği için çok değerli bir mütefekkir olmuştur."

Daha sonra kişisel kitapların edebiyat dünyasında bir kirlenme ve zehirlenme meydana getirdiğini kaydeden Tarık Tufan, "İlk kirlenme o zaman başladı. Ne yazık ki ilk kötü kişisel kitapları da muhafazakâr diye bildiğimiz yayıncılar okuyucuya sundu." diye konuştu. "Edebiyatın olmadığı dil ancak çatışma çıkarır. Bu dilin geliştirilmesi lâzım" diyerek edebiyat-toplum münasebetine farklı bir açıdan yaklaşan Tarık Tufan, "Dilin darlığı şiddet üretir." şeklinde görüşünü açıkladı. Tarık Tufan konuşmasının sonunda şu görüşünü seslendirdi: "Türkiye'yi bir coğrafi bölge olarak algılamamak gerekiyor. Türkiye bir fikir olarak görülmeli, anlaşılmalıdır."

İLGİ ALANI EDEBİYAT VE SİNEMA

Tarık Tufan 1973 yılında İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslâm Ülkeleri Enstitüsü Sosyoloji Bölümü'nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayınlanmakta ve bazı televizyon kanallarında edebiyat-sohbet türünde programlar sunmaktadır. Yayımlanmış beş adet kitabının yanı sıra "Uzak İhtimal" ve "Yozgat Blues" filmlerinin senaristlerindendir.

Tarık Tufan'ın edebiyat alanında beş adet kitabı mevcuttur. Kitaplarında, günlük hayat içinde insanın varoluş, kimlik sorunlarını irdeler. Uzak İhtimal ve Yozgat Blues'un senaristlerindendir. Kitaplarındaki zarif ve naif anlatım üslubunu senarist olduğu filmlerde de görmek mümkündür. "Uzak İhtimal" filmiyle 2009 yılında İstanbul Film Festivali'nde "En İyi Senaryo" ödülünü kazanmıştır. "Uzak İhtimal"in ardından senaryosunu yazdığı "Yozgat Blues" filmiyle 2013 yılında Altın Koza Film Festivali'nde "En İyi Senaryo" ödülüne lâyık görülmüştür. Eserleri: Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, (Profil Yayınları, 2011), Hayal Meyal (Profil Yayınları, 2011), Kekeme Çocuklar Korosu (Profil Yayınları, 2011), Kraliçenin Pireleri (Profil Yayınları, 2011), Ve Sen Kuş Olur Gidersin (Profil Yayınları, 2012) Filmler: "Uzak İhtimal", "Yozgat Blues", "TV Programları", "Meksika Sınırı Ülke TV", "Kafa Dengi 24 TV".

4-Tark_Tufan_toplants